Kurumumuzun Önceki Başkanlarından YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN'NİN Sözcü Gazetesinde Yayınlanan Yazısı Yanlış Yanlış Üstüne

Yanlış yanlış üstüne

6 Kasım 2017

Dünya düzeyinde örnek kişilikleri, seçkin nitelikleri, benzersiz başarılarıyla ulusumuzun övünç ve kıvanç kaynağı olan ATATÜRK ve İNÖNÜ'nün, katlanılması düşünülemez koşullarda, yenilmesi olanaksız görülen sorunların üstesinden gelerek kazandıklarını ve kazandırdıklarını yadsıyıp onları ve zamanlarını kötülemek en azından tarihimize ve ulusumuza yönelik saldırıdır. Onlar olmasaydı, başaramasaydılar şimdi nerede ve ne durumdaydık, bunu değerlendiremeyenin insanlığından kuşku duyulur. Kurtuluş, kuruluş, bağımsız yapıyı güçlendiriş ve sürdürüşle İkinci Dünya Savaşı'nın koşulları gözardı edilerek küçük partizanlıklarla yalana ve saldırıya sarılıp sığınmak kimseye bir şey kazandırmaz.
Liderlerinin çok yanlış ve sakıncalı Atatürk, İnönü, cumhuriyet dönemi ve lâiklik yaklaşımlarıyla başlayan saldırılar bu değerlerden anlamayanları yüreklendirmiş ki her gün bir yenisi ekleniyor. Soyadı Külünk olan bir AKP milletvekili olmadık-olmayacak durumları gerçekmiş gibi öne sürerek saldırıda bulunuyor. AKP'nin “Cumhuriyeti biz kurduk” afişlerini gördükçe “Gölge etme, başka ihsan istemem” halksözünü anımsıyoruz.

NEDENLERİ

“Demokratik çözüm” açılımları, Habur girişleri, Suriye geçişleriyle güç toplayıp yığınak yapan PKK'nın neden olduğu acılı olayların sorumluları kimler? Daha iki gün önce 10 şehit verildi. Bunlara kimler neden oldu?
Sözcüleri inkâr etse de Atatürk ve İnönü karşıtlıkları, zamanlarını karalamayla artırılan saldırılarıyla ortada. Kendi adamlarının tutum ve davranışlarını tartıştırmamak için belirgin bir aşağılık duygusuyla ve utanıp sıkılmadan Atatürk ve İnönü'ye saldırıyorlar. Onlar olmasa kendileri de olmazdı, düşünemiyorlar. Toplumsal barış ve ulusal dayanışmayı yıktılar. Dilleri ve elleriyle siyaset kirlendi. 1960 doğumlu Külünk geldiği ve bulunduğu yerlerde düşünce, anlayış ve görüş yumağını nasıl oluşturmuş, belli oluyor.

GİDİŞ

Demokrasiye tümüyle aykırı belediye başkanlarını ayrılmaya zorlama yöntemleri de gösteriyor ki devletin oynanmadık yapısı, niteliği, değeri, düzeni, kuralı, gücü ve yöntemi kalmadı. Yargısı en başta. HSK Başkanvekilinin yargı önerileri ne duruma düşüldüğünün kanıtı.
Her şeyin bugünkü gibi sürüp gitmesi olanaksız. “Destek ve teşvik” adı altında çıkar ve kömür dağıtımı, ödün yaygınlığı kazandırsa da yitirilir. “Şeytanla savaşacak doçent”ilânı, öğrenciler için umre ziyareti kolaylıkları, sıkmabaşla TBMM başkanı söylentileri nereye sürüklenmek istendiğimizin açık belirtileri. OHAL iktidarının, lâik cumhuriyet karşıtlığına karşı, aklı, bilimi, ahlâkı, barışı, dayanışmayı, çalışmayı savunacak, Atatürkilkelerini ödünsüz koruyup güçlendirecek kuşaklar yetişmesine ağırlık verilecek umudu asla sönmeyecektir. Diyanet bütçesinin amaçladığı açılım özenle izlenmelidir.
Kimilerinin Anıt-Kabir' e isteyerek çıktıklarından kuşkuluyuz. Saygı duruşları, deftere yazdıkları içtenlikli ve gerçek mi? Her şeye ve herkese karşı yineliyoruz: Lâik cumhuriyet, Atatürk cumhuriyeti siyasal namusumuz, siyasal onurumuzdur.

 

Kaynak:http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/yekta-gungor-ozden/yanlis-yanlis-ustune-2-2078294/

Üyelik Başvurusu

Üye Bilgi Güncelleme

Not: Güncellemeler üye onayı alındıktan sonra yapılmaktadır.